>Mekanik saat

>

Pilli saatlere benzemeyen, hepsinin teker teker kendine ait bir ruhu ve atan kalbi olan saatlerdir mekanik saatler; 10 dolarlık bir Poljot da, 100 bin dolarlık bir Breguet de…

Mekanik saatin ne olduğunu tam olarak anlamak için, Horology tarihi incelenmeli önce… Sonra şu anlaşılmalı: Mekanik saatleri anlamak ve koleksiyonunu yapmak zor iştir, sadece zaman yetmez, sadece aşk yetmez, sadece uğraşmak yetmez, sadece para gömmek yetmez, hepsi lazım.

Mekanik saat ustalığı, Almanya ve İsviçre’nin Almanya bölgesi denen yerde konuşlanmıştır genel olarak… “Ama panerai italyan markası”, “Ama vacheron Constantin Fransız markası” lafları boş; zira ikisinin de üretimhanesi İsviçre’de…

Çok derin teknik ayrıntılara gitmeden dökelim:

1. Mekanik saatler pilli saatler kadar dakik değillerdir.

“isviçre saati bu, ölümüne dakik” benzeri laflar, anca toplum tarafından çok kaliteli olduğu düşünülen, ama mekanik saat dünyasında ‘yeni başlayan’ düzeyinde olan saatlerin reklam sloganıdır. Mekanik saatlerle aşk meşk yaşamaya başlamadan önce; aşırı dakik olmadıklarını, haftada 30 sn – 5 dk kadar yamulmanın normal olduğunu kabul etmek gerek. Saatin yerle yaptığı açı bile dakikliğini etkiler, saniye çatalı saatte 10.000-40.000 defa hareket eder ki, ben de günde bu kadar hareket etsem birkaç saniye şaşarım herhalde…

2. Saati kurduktan sonra, pandül hareket ederek kurulma direncini boşaltır, saat bu sayede ilerler…

Kabaca söylemek gerekirse; makina dizayn edilirken, extra aparatlar eklenip çalışma süresi artırılabilir. Kendinden kurmalı (otomatik/automatic) saatler ise; bu işlemi saatin göbeğindeki yelkene benzer mekanizmayla yaparlar, o yelken, saat hareket ettikçe döner, saati kurulu tutar… Saatin bileğe takıldığında çalışması gibi olay yok…

3. Mekanik saatler bakım gerektirir.

Bu bakım saatin fiyatıyla alakasız… Bir mekanik saatin, parça değişimi + rutin bakımı saatten pahalıya gelebilir; zira artık dedike işçilik (kısacası bir veya daha fazla kişinin, belirli bir süre, sadece tek müşteriye özel çalışması) ucuz bir şey değil. Saatin içindeki makinenin işçilik maliyetiyle ilgisi yok, daha ucuz makineye servis vermek için daha az zaman ayrılmıyor.

4. Vacheron Constantin (veya X) iyi bir markadır, ama bir saatin üstünde Vacheron Constantin yazıyorsa, “O saatle villa satın alırım ben aaabi”, veya “Bu saati ben dükkanına götürürsem hemen bana karşılığında para veriyorlar” lafları şehir efsanesi. Değerlerini pek kaybetmezler, belli bir noktadan sonra değer kazanmaya başlarlar; ama hiç bir zaman o markanın butiğine girip, al saatini ver paramı diyemezsiniz, saat işi yapan mağazalara satabilirsiniz veya koleksiyonculara…

5. Her mekanik saat markasının kendine has bir hayran kitlesi ve topluluğu vardır; arkadaş arayan bulur.

6. Rutin bakımları sağlandığında, ömür boyu hatta ömürler boyu işlemeye devam ederler.

7. Mekanik saat ustalığı, alaydan yetişip 2 senede piri olunacak bir hadise değil, 10 yıllarca uğraşmak ister…

Çok başarılı saat ustaları ara sokakta boktan bir dükkanda bulunmazlar, öyle birine saatinizi emanet ederseniz saati bozup size öyle geri vereceği şüphesizdir. Büyük saat ustaları, saat firmalarının bünyelerindedir.

Mekanik saatlerle ilginiz yoksa ama babanızdan dedenizden vs, çalışmayan bir mekanik saat kalmışsa, restöre edilsin istiyorsanız; o saati köşe başındaki saatçiye götürmek yerine, paranıza kıyıp markası neyse onun servisine vermek en temizi.

Yazan: solak
Büken: bizans
(Metin yazarın izniyle alınmıştır.)



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s