KIYAMET SAATİ VE ZAMANIN ÇOCUKLARI

219 üretimi Kukulkan 47mm’lik çapıyla büyük bir saat, kadrandaki sayılar Mayalara özgü.

“21 Aralık 2012’de kıyamet kopacak” önermesini ciddi ciddi tartışanların olduğu bir zamanda biraz da saatlere, kadim Maya kültürünün çağdaş mekanik saatler üzerindeki ‘yeni’ görünümlerine bir bakalım.
(Bir yandan bu kıyamet tartışmalarının çok yararlı olduğuna inanıyorum. Aslında her gün bir felaket yaşanıyor, her gün insanlar öldürülüyor, iktidar ve güç için, para ve zevk için, inanç ve ideoloji için zulüm yapılıyor.)

Mayalar günümüzden yaklaşık 3000 yıl önce ilk tapınakları inşa etmeye ve takvim sistemi oluşturmaya başlamışlar, ilk dönemlerinde ‘Zamanın çocukları’ olarak doğa ile uyum içinde yaşayan, tarımla uğraşan, barışçı bir halk vardı. Ama her devrin bir sonu vardır, günümüzden yüzlerce yıl önce Mayalar değişmişti, savaşçı ve iktidar mücadelesi içine giren küçük beyliklere bölünmüşlerdi. Vahşi İspanyollar, işgale başlayıp hastalık ve yıkım getirdiklerinde, bölünmüş ve dağınık topluluklarla karşılaştı. Bu karşılaşmanın sonucunun ne olduğu biliniyor, ağır işleyen erken bir kıyamet yaşandı ve Mayalar tarih sahnesinden silindi.

Mayalar sıfır kavramını biliyorlardı. Orta-Amerika’nın diğer Kolomb-öncesi halkları gibi, Mayalar da on tabanıyla değil yirmi tabanıyla, yani yirminin kuvvetleriyle sayıyorlardı. Bu sistemin taban değeri 5’ti. Mayalar yüz milyonlu sayılarla hesaplar yapabiliyorlardı. İnce astronomik gözlemler yapmış, ay ve gezegenlerin hareketlerini hesaplamış, güneş tutulmalarını önceden tahmin edebilmişlerdi.

Mayalar’ın zamana ilişkin çalışmalarında esas olarak iki takvimleri bulunuyordu: Tzolkin denen takvim dinsel amaçlıydı. Tzolkin takvimine ‘kutsal yıllık’, ‘büyülü takvim’, ‘ayin takvimi’ de denirdi. Jülyen takvimine oranla çok daha kesin bir ‘güneş yılı’na dayalı Haab denilen takvim ise güneş takvimiydi. Güneş yılını Mayalar 365,2420 olarak belirlemişlerdi. Modern astronomiye göre güneş yılı 365,2422 gündür. Yani dakika ve saniye gibi zaman ölçülerinden yoksun olduğu varsayılan Mayalar’ın hesabı ile modern astronominin hesabı arasındaki yıllık fark yalnızca 17 saniyedir. Dinsel takvim 260 (20×13), güneş takvimi ise 365 günden (kin) oluşuyordu. 365 günlük güneş yılını 20 günlük 18 ayın sonunda, eski Mısırlılar ve Yunanlılar’daki epagomenayı andırır tarzda, yaptıkları beş günlük ilaveyle elde ederlerdi ki, buna bu yüzden ‘muğlak yıl’ da denir. Her iki takvim için 18.980 günlük bir periyot sonunda, yani 365 günlük 52 yıl veya 260 günlük 73 yıl sonra bir çakışma sözkonusuydu, bu periyot 52 “muğlak yıl” olarak belirtilir.

‘Zamanın çocukları’ eski Maya halkları bugün yok. Ama uygarlık ölmez, her daim başka bir uygarlığın içinde yeniden uyanabilir. İşte De Bethune ve 219 isimli iki saat üreticisinin Maya uygarlığına gönderdikleri selam (oldukça pahalı da olsa) bu cinsten bir hatırlatma sayılır.

DB25 IX Maya


DE BETHUNE DW1

Robb Report‘un Haziran 2009 sayısını alır almaz saatlerle ilgili ne var yok diye baktım hemen. Zaten bu güzel derginin kapağındaki fotoğraflardan birinin Vacheron Constantin Quai de I’Ille olması ve kapakta DÜNYANIN EN İYİLERİ yazması bir fikir veriyor dedim ama, en iyi saatlerin en iyileri sıralamasında yükte hafif pahada ağır olan enn birinci saat derginin kapağında görünen Quai de I’Ille değildi. Birinciliğe layık görülen, butik üretim yapan De Bethune firmasının DW1 (Dream Watch One) silikon titanyum ve platin gibi malzemelerden yapılmış gelişmiş bir mekanizmaya sahip görünüş ve tasarım olarak da ilginç bir saat. Böyle bir saatin benzerini daha önce görmediğim için derginin 12. sayfasındaki saate bakakaldım, daha sonra bloglarda bu saatten söz edildiğini hatırladım sonra ama üzerinde durmayıp geçmişim demek, hafızada bir şey kalmamış.

Saatin cep saatlerindeki gibi tacının tepede olmasını yadırgadım önce ama güzel değişik bir uygulama, aslında çok da değişik değil uzakdoğuya saat üreten firmaların bu tarz saatleri var, dw1’ın özellikleri arasında kurmalı olduğu yazılmış, otomatikler de iyidir ama kurmalı saatleri ezelden beri çok severim. Gerçi saatin alt kısmındaki kanat benzeri çıkıntılar hoşuma gitmedi ama nihayetinde üzerine spotlar tutulunca kendine uzun uzun baktıran bir saat olduğu aşikar.

Ne yalan söyleyeyim bu saati fazla sevamedim ama beğendiğim nokta zirvedeki bir üretim anlayışının araştırma geliştirme ile daha da ilerletilmesi, bulunulan yer ile yetinilmemesi, gelenekten güç almakla beraber hep ileriye doğru gidilmesi, bu saatin arkasındaki fikir de bu, bence önemli olan da bu fikir zaten.

De Bethune DW1 Saatçilik sanatının geldiği noktayı göstermesi açısından ilginç bir saat. Robb Report dergisinin affına sığınarak bir alıntı yapayım:

“Saatin özgün kasası, 6 günlük güç rezervi bulunan kurmalı mekanizma ve patenti De Bethune markasına ait olan ve ayın evrelerini gösteren küre tasarımını çevreliyor. Kasanın arka tarafında küçük bir pencerede güç rezervi göstergesi konumlandırılmış.”

Saatin en önemli özelliği denge çarkında, “çarkın kendisi silikondan çevresindeki halka ise platinden üretilmiş. Gümüş rengindeki yassı sistem, kadranın ardında görülebilen , hatta titreşimleri zor da olsa algılanabilen bir mekanizmanın içinde duruyor” demiş De Bethune’un yöneticisi David Zanetta.

De Bethune saatlerindeki denge çarkı üzerinde 2002 yılından beri düşünüyorlar ve yeni düzeneklerinin patentlerini alıyorlar:

Dergilerin böyle kışkırtıcı tarafları vardır, sizi daha fazlasını öğrenmeye çağırır. Ben de öyle yaptım, dergideki fotoğrafları görünce “vay canına” demiştim ama internette biraz araştırınca özellikle horomundi.com üzerindeki DW1 dışındaki diğer De Bethune üretimi saatlerin fotoğraflarını görünce daha da şaşırdım. Bu arada ikinci rüya saatini de üretmişler:

De Bethune 2002 yılında Le locle’daki saatçilik okulunun eski eğitimcilerinden Denis Flageollet ve koleksiyonculara danışmanlık yapan saat uzmanı David Zanetta tarafından kurulmuş bir şirket, bugüne dek ürettikleri saatler hep bir arayışın ürünü olan yapıtlar. Yüzlerini geleceğe çevirdikleri internet sitelerindeki “Le futur, manufacture” ibaresinden de anlaşılıyor.


DE BETHUNE DW1

Robb Report‘un Haziran 2009 sayısını alır almaz saatlerle ilgili ne var yok diye baktım hemen. Zaten bu güzel derginin kapağındaki fotoğraflardan birinin Vacheron Constantin Quai de I’Ille olması ve kapakta DÜNYANIN EN İYİLERİ yazması bir fikir veriyor dedim ama, en iyi saatlerin en iyileri sıralamasında yükte hafif pahada ağır olan enn birinci saat derginin kapağında görünen Quai de I’Ille değildi. Birinciliğe layık görülen, butik üretim yapan De Bethune firmasının DW1 (Dream Watch One) silikon titanyum ve platin gibi malzemelerden yapılmış gelişmiş bir mekanizmaya sahip görünüş ve tasarım olarak da ilginç bir saat. Böyle bir saatin benzerini daha önce görmediğim için derginin 12. sayfasındaki saate bakakaldım, daha sonra bloglarda bu saatten söz edildiğini hatırladım sonra ama üzerinde durmayıp geçmişim demek, hafızada bir şey kalmamış.

Saatin cep saatlerindeki gibi tacının tepede olmasını yadırgadım önce ama güzel değişik bir uygulama, aslında çok da değişik değil uzakdoğuya saat üreten firmaların bu tarz saatleri var, dw1’ın özellikleri arasında kurmalı olduğu yazılmış, otomatikler de iyidir ama kurmalı saatleri ezelden beri çok severim. Gerçi saatin alt kısmındaki kanat benzeri çıkıntılar hoşuma gitmedi ama nihayetinde üzerine spotlar tutulunca kendine uzun uzun baktıran bir saat olduğu aşikar.

Ne yalan söyleyeyim bu saati fazla sevamedim ama beğendiğim nokta zirvedeki bir üretim anlayışının araştırma geliştirme ile daha da ilerletilmesi, bulunulan yer ile yetinilmemesi, gelenekten güç almakla beraber hep ileriye doğru gidilmesi, bu saatin arkasındaki fikir de bu, bence önemli olan da bu fikir zaten.

De Bethune DW1 Saatçilik sanatının geldiği noktayı göstermesi açısından ilginç bir saat. Robb Report dergisinin affına sığınarak bir alıntı yapayım:

“Saatin özgün kasası, 6 günlük güç rezervi bulunan kurmalı mekanizma ve patenti De Bethune markasına ait olan ve ayın evrelerini gösteren küre tasarımını çevreliyor. Kasanın arka tarafında küçük bir pencerede güç rezervi göstergesi konumlandırılmış.”

Saatin en önemli özelliği denge çarkında, “çarkın kendisi silikondan çevresindeki halka ise platinden üretilmiş. Gümüş rengindeki yassı sistem, kadranın ardında görülebilen , hatta titreşimleri zor da olsa algılanabilen bir mekanizmanın içinde duruyor” demiş De Bethune’un yöneticisi David Zanetta.

De Bethune saatlerindeki denge çarkı üzerinde 2002 yılından beri düşünüyorlar ve yeni düzeneklerinin patentlerini alıyorlar:

Dergilerin böyle kışkırtıcı tarafları vardır, sizi daha fazlasını öğrenmeye çağırır. Ben de öyle yaptım, dergideki fotoğrafları görünce “vay canına” demiştim ama internette biraz araştırınca özellikle horomundi.com üzerindeki DW1 dışındaki diğer De Bethune üretimi saatlerin fotoğraflarını görünce daha da şaşırdım. Bu arada ikinci rüya saatini de üretmişler:

De Bethune 2002 yılında Le locle’daki saatçilik okulunun eski eğitimcilerinden Denis Flageollet ve koleksiyonculara danışmanlık yapan saat uzmanı David Zanetta tarafından kurulmuş bir şirket, bugüne dek ürettikleri saatler hep bir arayışın ürünü olan yapıtlar. Yüzlerini geleceğe çevirdikleri internet sitelerindeki “Le futur, manufacture” ibaresinden de anlaşılıyor.